Her Pazartesi (14:00-15:00) Alem Fm "SU KARAKUŞ İLE ASTROLOJİ ALEMİ" / 2007-2008 ASTROLOJI REHBERI ADLI KITABIM KATEGORISINDE SATIŞ LİSTELERİNDE BİRİNCİ SIRADA sukarakus@gmail.com

Muhteşem bir dizi başlıyor!

18/5/2007 · Kategori: mizah

MUHTEŞEM DİZİ PEK YAKINDA ASTROAKADEMİ DE

 

Sayın Yüksel Aytuğ, Sabah gazetesindeki köşesinde, 5 Mayıs tarihli bir yazısında, okuyucusundan gelen e-postayı yayınlamış. Bu uzun e-postada, belirtildiğine göre, televizyon senaristleri konu bulmakta zorlanıyormuş ve yurt dışı dizilerinden senaryo araklıyormuş.

 

http://www.sabah.com.tr/2007/05/05/gny/haber,A61FB61B7CA944FEB47051029E272C0F.html

 

Jüpiter hazır geriliyorken, bende bir dizi yazmaya karar verdim. Senaristlere madem malzeme lazım, buyursunlar alsınlar. Ve fakat itiraf etmeliyim bu dizi TV. kanallarında reiting yapmaz! Ortada zengin adamlar, şuh ama şık kadınlar, son model arabalar, yalılar, villalar yok! Bir avuç çapulcunun hikayesidir bu. (Eh diyelim ki Sağır Oda dizisinin esas oğlanının hizmetli grubu olsun, dizinin hiç bir karesinde ekranda görünmeyen..) Bu iş astroloji yazısı yazmaktan kolaymış, üstelik bende sürükleyici hikaye yazabilme, fantastik kurgu yapabilme, senaryoya dönüştürebilme gibi ekstra yetenekler de var. Kıskananlar daha fazla çatlasın! 

 

Episode 1 e geçmeden önce karakter-leri tanıtalım.

 

BÜTÜN KARAKTER-SİZ-LER GERÇEK HAYATTAN ALINMIŞTIR!

 

Tanju Cee: Bülent Ersoy’un pembe nüfus kağıdı aldığını duyduğu günlerde, gizlice evden kaçmış, soluğu büyücü Nazmiye’de almış ve “benim dönmem lazım ya mevla” diyerek, o an kendi etrafında dönmeye başlamıştır. Operasyon başarılı geçmiştir. O gün, bu gün dedikodu sever, dönmeyi sever, başını döndürmeyi herşeyden daha çok sever. Son günlerde işi uzmanlığa dökmüş, ortalık karıştırıp reiting yapma yarışmalarına katılmış ve ön elemeyi geçmiştir. (Yukarda bahsi geçen Esas Oğlanın baş kapıcısıdır aslında.) Yerleri yalayarak temizleyebileceğini iddia eder ve küçük dedikodular karşılığında bu işleri diğer karakterlere yaptırır. Olmayanı oldurur. Bunun sırrının güçlüden yana durmak olduğunu iddia eder. En güçlü kendisi sanrısıyla yaşar veeeee sıkı durun! Nüfus kağıdına rağmen hala kadınlarla sevişir.

 

İlerleyen bölümlerde dedikodu karşılığında satın aldığı adamlardan biri tarafından öldüresiye dövülecek ve silikonlu göğüsleri patlatılacaktır. Tecavüze uğradığını kimselerin bilmemesi için medya otoritelerine yalvaracaktır.

 

Axcess kızı Adile: Kısa boylu tonton görünüşlü bu kadın, aslında görünüşünün altında başka bir kimlik saklar. (Axcess reklamında görülen yönetmen kılıklı kötü adamın, kötü kadın versiyonudur. Bu kadarını bende arakladım ee artık affedin). Dansları kıvraktır. Dans ederken soyunur.  Soyundukça başka birine dönüşür. Bitmeyen rollerin ustasıdır. Sık sık Doğu Avrupa ovalık bölgesinden göç ettiğini, oraları çok özlediğini anlatır. Hayali sevgililer yaratır. Kalbini pamuk doldurarak şişirdiğini, sevgi yerine şişkin bir organ sunduğunu kimse anlayamaz. Bu O’nun en büyük sırrıdır. Bildikleri bilmediklerinden çoktur, bilmedikleri bildikleri kadar doğrudur. Yönetmenlere yakın olduğu için, seti ziyarete geldiğini iddia eder. Sorulursa ben kimseyi tanımıyorum der. Yönetmenler ve oyuncular kendisini sıkı takibe almasınlar diye, set çaycısının peşinde dolaşır ve boşları toplar, salya siler, pudra sürer, fikir dağıtır. Bütün işleri bilabedel yapar. Kimsenin aklına O’nu setten atmak gelmez. Canla başla çalışır.

 

İlerleyen bölümlerde hastalık nedeniyle çok zor günler geçirecek muhtemelen senaryo gereği ölecektir. Bu nedenle bu kötü kalpli, bilabedel cadıya şimdilik iyi davranırız.

 

Hans Gothe: Annesi okuyup adam olmadı diye kafasına vura vura büyütmüştür Hans’ı. Doğma büyüme Türk değildir ama Türkçe konuşur. Soysuz olduğu yolundaki söylemler rivayettir. Yapayalnız büyümüştür, hala yalnızdır. Okuyamayınca, eleman olmuş ancak her yükseklikte başı dönüp düşmüştür. Hey hat kader bu ya, Hans büyüdüğü halde düşüp defalarca kafasını vurmuştur. Doktorların hastalığına beyin sarsıntısı demeleri sadece küçük bir şakadır. Hans kendini Erkan Özerman sanır, Banu Avşar sanır, Aliye’nin kocası sanır, of aman Aydın sanır, hakikaten aydın sanır ve hatta Aliye’nin, Tanju’nun ve diğerlerinin akıl hocası sanır.  Arada “hiç kimse” olduğunu anlar ve fena daralır ama hastane hademeleri Hans’ a  ısrarla “sen Hitlersin yürü be koçum!” dediği için kafası karışır.

 

İlerleyen bölümlerde hademeler işten ayrılacak ve Hans yalnız kalacak, hastaneden kaçacaktır. O günlerde kendini Cumhurbaşkanı sanıyor olacak. Bu nedenle şimdilik kendisini görmezden gelelim.

 

Aliye Şuhkahkaha: Aliye köyden kente kaçarken, kimse onu tanımasın diye başörtüsünü başında unuttuğu halde, takma organ takmış, üç beş gazete kağıdını uğur olsun diye kolunun altına sıkıştırmıştır. Gün ışırken yolda rastladığı kamyona, atlamış ve fakat kamyon şoförü yolda ölünce, organın akibetini anlamıştır. Koca kamyonu tek başına saatlerce kullanmış, bu arada her nasılsa kıllanmış ve kamyonu Tanju Cee’ nin çalıştığı binanın önüne çekivermiştir. O gün bugündür takma organı ve kılları düşmesin diye dişlerini fırçalamaz, salyasını silmez ve akşam yemeklerini gazetelerinin üzerinde yer. Rakı parası bulamadığı zamanlarda Tanju’nun yerine yerleri yalar, Axcess Adile’nin yerine göbek atar ve kendisinin takma organlı olduğunu bilen tek kişi olan Hans’la yatar.

 

Bütün bu nedenlerle ilerleyen bölümlerde Aliye’nin soyadına Gothe eklenecektir ve imkansız bir hamilelik olayı nedeniyle kendisiyle ilgili bölümler hastane sahnelerine dönüşecektir.

 

Katibe Siyahkolluk: Bir dönem katibelik yapmış ama annesi siyah kolluklarını yenilemediği için, parasızlıktan yeni kollukta alamadığı için işten atılmış o günden sonra eve kapanmıştır. Parasızlığa, menapoz eşlik edince kış günü pencereler açık uyumuş, kendisine aşık olan mahalle bakkalı “ ateşli kız” Katibeyi sabaha kadar kapıda beklemiş, böylece Katibe’nin özgüveni azcık yerine gelmiştir. Şimdilik figüran rolündedir. İlerleyen bölümlerde suçluların kurtarıcı kahramanı rolüne soyunacaktır.

 

Ayla  Hayalperest: Çıtır bir aşiftedir. Bu nedenle yönetmende dahil herkesin sevgisini kısa zamanda kazanmıştır. En sevdiği rol, ağlayan kız numarasıdır. Bu konuda üstüne yoktur. Annesiz kalan kız, işsiz kalan kız, hamile kalan kız, gardropsuz kalan kız rollerini başarıyla oynar. Bizim sette O’da şimdilik figüran rolündedir ve parlak yıldızların yanında gelecek vaat etmemektedir. O ise Petek Dinçöze hayrandır. Hem kıvırtırım, hem oynarım, hem şarkı söylerim  iddiasındadır. Senaryonun gelecek bölümlerinden habersiz gaza gelmiş şekilde yaşar. Kendine sonsuz güvenir. Aliye’ye içten içe aşık, Hans’a bakireliğini vermeye çoktan razıdır. Tanju’nun her daim hayranıdır. İlerlkeyen bölümlerde işten atılacak, setlere salya sümük gelecek ve yeniden işe alınmak için yalvaracaktır.

 

Yönetmen: Yönetmen aslında tek kişi değildir, 5 kişidir. Kişilik bölünmesi yaşamaktadır. Cinsiyeti hakkında bir şey yazmak gereksizdir, zira biseksüeldir. Çekimlere canı isteyince katılır. Genellikle canı istemez. Evde olmak, uyumak, alışveriş yapmak ve daha pek çok önemli konuyu bir güne sığdırabilir. Çok yeteneklidir. Çekimleri günlerce bekletir. Yerleri sildirir. Oyuncuları birbirine düşürür, kimse yokluğunda hakkında dedikodu yapamaz böylece. Zaman zaman 6.cı kişiliği ortaya çıkar ve korkak bir fareye dönüşür. Bunu şimdiye dek Axcess Adile’den başkası görmemiştir. İlerleyen bölümlerde kendi kendine rol verecek ve fakat devamsızlıktan ve karakter değiştirme sevdası yüzünden hiç bir rolü sürdürmeyecektir.

 

ÇOK YAKINDA EPİSODE 1..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!